Kategori Arşivi: ÜLKÜ~YAZ / Ustalarımız

Dr. Durmuş HOCAOĞLU: Alparslan Türkeş ve Ülkücülük

Alparslan Türkeş ve Ülkücülük Dr. Durmuş HOCAOĞLU   Ülkücülük, ilginç bir “gelişme” göstererek kurucu­sunu aşmış ve bu sebeple de baba ocağına sığ­maz olmuştur. Ülkücülük, Türkeş’in şahsından da, MHP’den de daha büyük ve

Ayvaz GÖKDEMİR: MİLLET BÜYÜĞÜ TÜRKEŞ

MİLLET BÜYÜĞÜ TÜRKEŞ Ayvaz GÖKDEMİR Nisan 1997′ den itibaren dünyadaki bütün nisbetlerinden sıyrılmış, bütün unvan ve sıfatlarını geride bırakmış olan Türkeş Bey tarihteki büyüklerimizin safında yerini almıştır. Onu herhangi bir sıfatın dar

Prof. Dr. Osman TURAN: İSTANBUL ve KIZIL ELMA EFSÂNESİ

İSLÂM-TÜRK MEFKURESİNDE İSTANBUL ve KIZIL ELMA EFSÂNESİ Prof. Dr. Osman Turan “İstanbul muhakkak fethedilecektir. Bu fethi yapacak hükümdar ve ordu ne mükemmel insanlardır.” Hazret-i Muhammed “Öldükten sonra türbemizi yerde aramayınız. Bizim mezarımız ariflerin kalbindedir.”

Ömer SEYFEDDİN: KIZIL ELMA NERESİ?

            Ömer Seyfeddin KIZIL ELMA NERESİ? “…Heman göstersünler. Dalkılıç olur, düşmanı harab iderüz ve kralın tâcü tahtını başına geçürüb Kızıl Elma’ya dek giderüz…” Koca Sekbanbaşı   “Kızılelma’ya…”

Nevzat KÖSOĞLU: Kızıl Elma

Kızıl Elma Nevzat Kösoğlu Kızılelma, Türk milletinin tarihî ülkülerini temsil eden bir kavramdır. Türk ülkücülüğünün Kızılelması, sabit ve belirli bir şey yahut yer değildir; soyut bir ülkü kavramıdır. Her dönemin kültürü, gerilim

Prof. Dr. Osman TURAN: “Ey Türk Milleti, titre ve kendine dön!”

              “Ey Türk Milleti, Titre ve Kendine Dön!” Prof. Dr. Osman TURAN Bu başlık, bugünkü duruma uygun geldiği için, oniki asır önce yaşayan Göktürk hükümdarı Bilge

“Ben Arif Nihat’sam…” (5 Ocak 1975)

Ben Arif Nihat’sam… Ben Arif Nihat’sam; kendimi, bir kutlu dâvâya adamış; ömrüm boyunca inançla, azimle ve bütün güçlüklere göğüs gererek, yoluma dikilen karaçalıları çiğneyerek yürüyebilmişsem; Türkçe’yi en güzel kullanan bir şair olduğumu

Arif Nihat ASYA: Yılbaşı Bizim Neyimiz Olur?

Yılbaşı Bizim Neyimiz Olur? Arif Nihat ASYA Yılbaşı neyimiz olur? Ramazan Bayramımız mı? Kandilimiz mi? Kurban Bayramımız mı? Biz, Muharremlerle, Martlarla başlayan yıllar da biliriz… Ki, hiçbiri böyle şımarıklıkla, böyle ayyaşlıkla, böyle kumarbazlıkla açılmazdı. Hepsi, efendi yıllardı. Bu bahsi

Ahmet Bican ERCİLASUN : ALLAH – TANRI

ALLAH – TANRI Ahmet Bican ERCİLASUN                 Allah kelimesi Müslümanlıktan önce var mıydı?  Kışlalardaki yemek duasında gelenekleşmiş olarak söylenen “Tanrı’mıza hamd olsun!”  yerine “Allah’ımıza hamd

Milli Mukaddesat Düşmanları / Hüseyin Nihal ATSIZ

Milli Mukaddesat Düşmanları Hüseyin Nihal Atsız En iptidaisinden en medenisine kadar her topluluğun mukaddes tanıdığı bazı değerler vardır. Bazı dağlar, ırmaklar veya göller; bazı timsaller, renkler veya hayvanlar yahut bazı şahıslar topluluğun

Arif Nihat ASYA: Ülkücüler

Ülkücüler Arif Nihat ASYA Siz büyük Türkiye’yi gerçekleştirecek olan Ülkücüler! ! ! Siz Oğuzların, Kür Şadların, Alparslanların, Fatihlerin, Yavuzların, Abdülhamidlerin, Yunus Emrelerin, Mevlanaların, Hacı Bektaşların, Sütçü İmamların, Dilşad Sultanların, Nene Hatunların, Gevher

Kerkük Şehidi: Necdet KOÇAK

Necdet KOÇAK Ayvaz GÖKDEMİR Yirmi yıldan beri ne zaman Kerkük türküsü dinlesem gözyaşlarım eğer açıktan akmıyorsa mutlaka içime akar: Zalim Saddam’ın Bağdat’ta astığı rahmetli Nejdet ağabey (Koçak) gözlerimin önüne gelir. Tutuklandığını duyduğumuzda

Necmettin Hacıeminoğlu : Kerkük Türklerinin Kara Bahtı

Kerkük Türklerinin Kara Bahtı Necmettin Hacıeminoğlu        “Balam Kerkük yeller düşmüş bağrına Boz baharda tozar tozar gidersin. Yel neme ne eller düşmüş bağrına: Lokmalanır azar azar gidersin. Yiğidin yarası kan

Nevzat KÖSOĞLU: FETİH VE ZAMAN

FETİH VE ZAMAN Nevzat KÖSOĞLU Mekânın cennet olsun Hünkârım, feth-i mübinden bu yana beş yüz on altı yıl oldu. Her yeni gün dünya daralıyor; eloğlu, göklerden, şimdi zamanı gönlünce kesip biçiyor. Görünürlerde

H. Nihal ATSIZ: “3 Mayıs Türkçülerin günüdür.”

23 Mayıs 1040 ve 3 Mayıs 1944 H. Nihal ATSIZ Türk tarihinde şanlı, elemli, uğursuz birçok mayıs günleri vardır. Bu yazıda artık kesin olarak hükme bağlanmış bir mayısla (23 Mayıs 1040), üzerinde

Arif Nihat ASYA: Onlar Bu Dilden Anlar !.. (5 Ocak 1975 – 5 Ocak —-)

Onlar Bu Dilden Anlar !.. Arif Nihat ASYA “Onlar, “Lütfen!” den anlamaz; ”ulan!” dan anlar. Onlar, çiçekten anlamaz, dikenden anlar… Güvercinden, kelebekten değil; doğandan, kartaldan anlar. Ve onlar, kanattan anlamaz; gagadan anlar,