Muharrem GÜNAY: KURBAN BAYRAMI

KURBAN BAYRAMI VE TEŞRİK TEKBİRLERİ

Muharrem GÜNAY Sıddıkoğlu

Sözlükte Allah’a yaklaşmak, yakınlaşmak manasına gelen kurbân, dinî bir terim olarak; ibâdet maksadıyla, belirli şartları taşıyan hayvanı usulüne uygun olarak kesmeyi ve bu amaçla kesilen hayvanı ifade eder.
Akıllı, hür, mukim ve dini ölçülere göre zengin sayılan mümin, ilâhî rızayı kazanmak gayesiyle kurbanını kesmekle hem Cenab-ı Hakka, hem de maddi durumlarının yetersiz olması sebebiyle kurban kesemeyenlere yardımda bulunarak halka yaklaşmaktadır

Kurban malî bir ibadettir. Kişi kurban kesmekle Allah’ın emrine boyun eğmiş ve kulluk bilincini koruduğunu canlı bir biçimde ortaya koymuş olur. Her ibadette olduğu gibi kurban ibadeti de gösterişten uzak; ihlâs ve samimiyet içerisinde yapılmalıdır. Allah gösteriş için yapılan ibadetlere hiç bir değer vermez.
Zira Allah (c.c)

“Onların etleri ve kanları asla Allah’a ulaşmaz. Fakat ona sizin takvanız (Allah’a karşı gelmekten sakınmanız) ulaşır. Böylece onları sizin hizmetinize verdi ki, size doğru yolu gösterdiğinden dolayı Allah’ı büyük tanıyasınız. İyilik edenleri müjdele” (Hac 37)

Kurban toplumda kardeşlik, yardımlaşma ve dayanışma ruhunu canlı tutar, sosyal adaletin gerçekleşmesine katkıda bulunur. Zengini cimrilik hastalığından, dünya malına tutkunluktan kurtarır. Fakirin de varlıklı kullar aracılığıyla Allah’a şükretmesine vesile olur.
Kurban ibadetiyle bir arada olan teşrik tekbirleri vardır. Teşrik tekbirlerini arefe günü sabah namazından bayramın dördüncü günü ikindi namazının farz namazlardan sonra ister tek başına veya cemaatle kılınırken bun tekbirleri getirmek vaciptir unutmayalım.

Peygamber efendimizin bir hadis-i şeriflerinde şöyle buyuruyor: “Kim imkânı olduğu halde kurban kesmezse bizim mescidimize yaklaşmasın.” (ibn Mac’e,Edahi,2,II,1043)

Kurban bayramı ise Zilhicce ayının onuncu gününden itibaren dört gün süreyle kutlanır.
Bayramlarının başlıca özelliği komşuların, dost ve akrabaların ziyaret gezileriyle bir araya gelmeleridir. Gençler yaşlıların ellerini öperek onların hayır dualarını alırlar. El öpen çocuklara para ve hediye vermek de gelenektendir. Kurban bayramında yalnızca şeker değil, kesilen kurbanın etinden de ikram edilir.
Kurban bayramı Türkiye’de eğlenceler yönünden Ramazan bayramına oranla daha sönük geçmektedir. İbrahim Peygamberin oğlunu, Allah’a kurban etmek üzere keseceği sırada gökten inen bir koçun Allah’ın emriyle oğlunun yerine geçmesinin bir anısı olarak islam dinine geçmiştir.

Kurban bayramının birinci günü, Mekke’de Mina denen yerde hacıların kurban kestikleri gündür. İslam dinine göre kurban kesmek maddi gücü yerinde olan her kul için “borç”tur. Kurban olarak koyun, sığır, deve kesilebilir.Kurban edilecek hayvan sağlıklı olmalı, dişi ise hamile olmamalıdır.Kurban kesiminde uygulanan bazı gelenekler vardır.

Bunların bir kısmı İslam dininin getirdiği şeyler bir kısmı da milletlere ve bölgelere göre değişen geleneklerdir. Örneğin bazı yörelerimizde kurbanlık koçları yıkama, kınalama ve gelin telleri, kurdelelerle süsleme adetleri vardır. Bizdeki kurbanlık hayvanları kınalama adeti çok eski bir adettir.

Kurban etinin üçte bir kesilen evde kalır. Diğer kısımlar komşu, akraba ve fakirlere dağıtılır. Ramazan ve kurban bayramlarının ortak özelliklerinden biri de toplu eğlencelere sahne olmasıdır. Kasaba ve şehirlerde özellikle, çocuklar ve gençler bayram yerlerinde buluşup eğlenirler.