YAZIKLAR OLSUN BİR KARINCA BİLE OLAMAYANLARA..

 

YAZIKLAR OLSUN BİR KARINCA BİLE OLAMAYANLARA..

Muharrem Günay Sıddıkoğlu

Hz. Musa (AS) Allah’ü Teala ile Tur Dağı’nda kelam ederken bir gün derki,“Yarabbi Ad  Kavmi’nde, Lut Kavmi’nde, Semut Kavmi’nde hiç mi iyi insan yoktu ki hepsini helâk ettin.” Başka bir gün yine Tur Dağı’na çıkacağı sırada uykusu gelir derin bir uykuya dalar. Uykusunda kendisini cennette yüce Mevla ile perdesiz konuşurken görmekte iken, bir karınca gelir ısırır. Musa (AS)  uykusundan uyanır ve tatlı rüyası yarıda kalır. Buna çok sinirlenen Musa (AS) bu öfkeyle kalkar ve yuvada bulunan bütün karıncaları helak eder. Tur Dağı’na ulaşıp Cenab-ı Hakk ile kelam ederken Yüce Mevla:

“Ya Musa seni ısıran bir tek karınca olmasına rağmen neden tüm karıncaları öldürdün” buyurur. Musa (A.S) da:

Yarabbi diğer karıncalar iyi olsaydı o bir tek karıncanın yaptığı kötülüğe engel olurlardı” buyurur. O zaman Yüce Mevla da:

Ya Musa, işte Ad Kavmi’nde de, Lut Kavmi’nde de Semut Kavmi’nde de iyiler vardı ama kötülere engel olmadılar” buyurur.

Bu tarihi örneklerde de görüldüğü gibi bir millet zulme seyirci kalmak ve alkışlamakla, zalim devletlerle işbirliği yapmak ve onların zulmüne destek olmakla ve onlardan emir ve icazet almakla da tarih sahnesinden silinir gider.

HAK YOLDAN SAPANLAR YOK OLUR

Bir İslam âlimi şöyle diyor:

“Bir millet, şaref-i İslâm ile müşerref olmuş olsa dahi, eğer zulum ve haksızlık yollarına sapar, zalime yardımcı olur ve ahlaksızlığı alıkşlarsa, o millet mutlaka cezasını görür ve asla beka bulamaz. (yani yaşayamaz) Buna karşılık, kâfir bile olsa hak ve adalatle milletini sevk ve ldare ederse, pâyidar olur. Çünkü birincisi kavlen yâni sözde Müslümandır. İkincisi ise fiilen yani icraatıyla müslümandır. Bunun içindir ki, kavlan müslüman olan yıkılır, fiilen müslüman olan beka bulur.”(Envârul Kulub cilt 2, s. 274, Elhac Muzaffer Ozak)

Buna benzer sözleri Siyasetnamesinde ünlü Selçuklu veziri Nizamül Mülk söylüyor:”Bir melik (devlet başkaını) inkar ve küfürle ayakta kalır, fakar adaletsizlikle ayakta kalamaz” (El Siyasetname)

Şu anda Türkiye adında “ADALET” bulunan AKP iktidarında yukarıdaki anlatılan kaderi yaşıyor. Gidişat hayra alâmet değildir…

 

Zamanının tıpkı ABD gibi en büyük gücü olan ve dünyaya şekil verme iddiasında olup,  ilahlık taslayan Nemrut kendisini hak yola davet eden Hz. İbrahim’i ateşe atmak üzereyken ağzına bir damla su alan karınca ateşi söndürmek üzere yola revan olur. “Bu küçücük canınla ateşi sen mi söndüreceksin” diye önüne çıkıp, kendisiyle dalga geçen Şeytana karıncanın verdiği cevap çok manidardır:

Belki ateşi söndürmeye gücüm yetmez fakat bu yolda ölmek benim için büyük bir şereftir.” Başka rivayetlerde ise karıncanın şeytana “Safım belli olsun” dediği nakledilir. Yâni karınca demiştir ki “Benim üzerime düşen vazife Nemrut’un karşısında yer alıp Hz. İbrahim’den, Hak’tan yana olmaktır..”

Bu hikmetli hikâyeden; ABD zamanımızın süper gücüdür, proje üreten tek devletidir. Onun karşısında olmaktansa onunla bir olmak daha iyidir. İç dinamiklerle dış dinamiklerimiz örtüştü” deyip emir ve icazet alanların, ABD VE İSRAİL tarafından üretilen BOP VE KÜRT AÇILIMI-ÇÖZÜM SÜRECİ gibi plan ve projeleri uygulayanların ve onlara oy verenlerin ve bunca olanlara seyirci kalanların alacağı çok ders vardır.

Sevgili Peygamberimiz zulme, kaksızlığa razı olanlara ve seyirci kalanlara şöyle seslenir:

“Haksızlık Karşısında Susan Dilsiz Şeytandır.”, “Bana hayat bahşeden Allah’a andolsun ki, siz ya iyiliği emreder, kötülükten alıkoyarsınız ya da Allah kendi katından sizin üzerinize bir azap gönderir. O zaman dua edersiniz fakat duanız kabul edilmez” (Ebû Dâvûd, Melâhim, 16; Tirmizî, Fiten, 9; İbn Hanbel, V, 388).

Zulme, haksızlığa seyirci olanlar ise Yüce Allah tarafından şöyle ikaz edilir:

“Onlar, işledikleri kötülükten, birbirini vazgeçirmeye çalışmazlardı. Andolsun yaptıkları ne kötüdür!” (Maide Suresi, 5:79) “Bir de öyle bir fitneden sakının ki o, içinizden sadece zulmedenlere erişmekle kalmaz (umuma sirayet ve hepsini perişan eder). Biliniz ki, Allah’ın azabı şiddetlidir” (Enfal, 8:25)

Evet!  Yazıklar olsun bir karınca kadar bile olamayanlara, haksızlık ve yanlışlar karşısında susup, seyirci kalanlara..