ÜÇ AYLAR VE RECEP AYI

ÜÇ AYLAR VE RECEP AYI MUHARREM GÜNAY SIDDIKOĞLU
Üç aylar olarak bilinen, Recep, Şaban ve Ramazan ayları, Rahman, Rahim ve keremi bol olan Rabbimizin biz Müslümanlara ikram ettiği pek bereketli ve feyizli bir zaman dilimidir. Bu mana mevsiminin dinimizde bil hasa biz Türkler arasında apayrı bir yeri vardır.
Recep ayı Cahiliye devri Arpaları’nca da kutsal sayılır, bu ay girer girmez, Araplar arasındaki kavgalar, savaşlar, baskın ve çapulculuk gibi kötü şeyler yasaklanırdı.
Birbirleriyle dövüşen, ömürlerini kabile savaşları ve kan davaları ile geçiren Araplar Recep ayına girer girmez silahlarını bırakır ve zırhlarını çıkarırlardı. Hatta babasının katilini öldürmek üzere atına binen ve onu takibe çıkan bir adam bile Recep ayı girer girmez, babasının katiliyle karşılaş sa bile onu görmezlikten gelirdi. Recep ayının hürmetine ona saldırmaz, bu işi tâ Ramazan sonuna bırakırdı. Herkes bu ayda kendisini emniyette ve huzurda hissederdi. Zilkade, Zilhicce, Muharrem ve Recep ayları Araplar tarafından “ Haram Aylar “ diye bilinen aylardır. Araplar bu aylarda savaş yapmaz, kan dökmezlerdi.
Üzerimize İslam güneşi doğduktan sonra bu aylara izzet ve ikram daha da artırıldı.

Nasıl ki insanlar içinde farklı insanlar, mekânlar içerisinde farklı mekânlar varsa zamanlar içerisinde de farklı zamanlar vardır. Cuma günü Müminlerin haftalık bayramıdır. Geceler içinde kadir gecesi 364 günden, aylar içinde Üç Aylar diğer aylardan, Üç Aylar içerisinde de Ramazan ayı diğer iki aydan daha hayırlıdır. Sevgili kardeşlerim farklı mekânlar ve farklı zamanlar farklı insan, farklı Müslüman olmak içindir. Bunun şuurunda ve dikkatinde olalım ve bu farklı zamanları farklı şekilde değerlendirelim, feyiz ve bereketinden istifade edelim
Cenâb-ı Hakk böyle geceleri ve böyle saatleri rahmetinden ve şefkâtinden bizlere ihsan buyurmuştur.
Recep ayının ilk perşembeyi Cumaya bağlayan gecesi “ REGAİP KANDİLİ “ dir. 27. gecesi MİRAÇ KANDİLİDİR.
İşte, bugünlerden ve bu gecelerden birisi de; Receb ayının ilk Cuma gecesi Ragaiip gecesidir. Sevgili Peygamberimizin sevgili torunu Hazreti Hasan Radiyallahü ahn, Fahri Âlem olan dedesinden şöyle rivayet ediyor:
“Senede dört gece vardır ki, o gecelerde Cenab-ı Hakkın rahmeti, mağfireti, ihsanı, lûtfü cihâna yağmurlar gibi yağmaktadır. Ta ki bu gecelerin kıymetini bilenler ve bilecekler için.”
Bu geceler şunlardır:
1. Receb-i Şerifin birinci gecesi
2. Şaban-ı Şerifin onbeşinci gecesi olan Berat gecesi,
3. Ramazan bayramı gecesi,
4. Kurban bayramı gecesi,
İslâm’da aylar Kameri olduğu için (Yani ay takvimine göre belirlendiği için) gece evvel, gündüz sonradır. Meselâ: Şaban-ı Şerifin on dördünü on beşine bağlayan gece onbeşinci gecedir.
Ramazan-ı Şerifin son gününü bayramın birinci gününe bağlayan gece bayram gecesidir. Kurban Bayramının arifesini Kurban Bayramının birinci gününe bağlayan gece Kurbanın ilk gecesidir. Perşembeyi cumaya bağlayan gece cuma gecesidir.
İşte, böyle gecelerin kadr-ü kıymetlerini bilenler, bu mübarek vakitleri isyan ile değil dua ve ibadetle, hayır ve hasenatla geçirirler.
Eshab-ı Kiramdan Su’ban Radiyallahü anh şöyle rivayet ediyor:
Resûlüllah Sallallah-ü aleyhi vesellem ile beraber gidiyorduk. Yolumuz bir kabristana uğradı. Efendimiz kabristanın önünde durup ağlamaya başladılar. Gözlerinden dökülen yaşlar göğsünü ıslatıyordu. Yanına yaklaşıp:
-Ya Resûlallah, anam, babam, nefsim, sana feda olsun, niçin ağlıyorsunuz? Vahiy mi nazil oldu? Diye sordum.
-Yâ Su’ban! (R.A.) burada yatanlar; yani bu kabristanda bulunan mevtalar kabir azabı görmektedirler, onların haline ağlıyorum. Diye cevap verdiler ve ilaveten şöyle buyurdular:
-Eğer, bunlar Recep ayının günlerinden bir gün oruçlu olup gecesinde Allaha ibadet etmiş olsalardı; bu azabı görmezlerdi.
Yine Resûlullah Sallahü aleyhi ve sellemden söyle rivayet edildi:
“Bir kimse, Recep ayının ilk gecesini ibadet ile ihya buyurursa; kalpler öldüğü vakit, o kimsenin kalbi ölmez. Allah (celle celâlühü) o kulunu rahmetine garkeder de, anasından doğduğu gün nasıl günahsız ise; öylece günahlardan temizler. O gecenin rahmetinden, cehenneme girmesi lazım gelen yetmiş kişiye şefaat etmeye kendisine izin verilir.”
Recep Ekim, Şaban Bakım, Ramazan Biçim Ayıdır

Arifler ve din alimleri kitaplarında yazmışlar ki, bu ay ekim, ekme, ziraat ayıdır. Sevaplı işler, oruç tutmak, tevbe etmek vs. güzel şeyler yapılır. Bir mahsulün ekilmesi gibi ziraat, ekim ayıdır. Şa’ban bakım ayıdır. Ramazan biçim ayıdır, yâni mahsulün alındığı aydır demişler. Demek ki Receb ayı, bizi Ramazan ayına hazırlayan bir mevsimin ilk adımı olmuş oluyor.

Onun için, “Receb ayı tevbe ayıdır.” demişler. Yâni kul ne yapacak?.. “Yâ Rabbi! Ben anlayamamışım, hatâ etmişim, bilememişim, suçluyum, kusurluyum; beni affet…” diyerek hatâsını itiraf edip, hatâsından dönerek, Cenâb-ı Hakk’ın yoluna girecek.

Şa’ban ayı ibadetlere devam etme ayıdır. Ramazan da mükâfatlarını alma ayıdır. Böyle çeşitli kelimelerle bu ayların birbirleriyle irtibatlı olduğu beyan edilmiştir.