Muharrem GÜNAY: HAKTAN BAŞKA BİR ŞEY SÖYLEME !…

ŞAKA SIRASINDA DA OLSA, HAKTAN BAŞKA BİR ŞEY SÖYLEME…

Muharrem Günay Sıddıkoğlu

Eksikleri ya da hataları konusunda birbirlerini uyarmak müminlerin görevidir. Eğer bir mümin kardeşinin davranış ya da düşüncelerinde İslâm’a göre eksik veya kusur varsa, bunu fark eden müminin onu en güzel şekilde uyarması ve ona doğru olanı hatırlatması gerekir. Böylece müminler sürekli olarak birbirlerini gözetip kollamış olurlar. Bunun sonucunda mümin eksik ve kusurlarını hızla düzeltir, Allah’ın Kuran’da bildirdiği mümin tavırlarını daha fazla gösterir ve Allah’a daha fazla yakınlaşmaya vesile bulur.

Lokman suresi 17. âyette ise:
Yâ buneyye egımıs salâte ve’mur bil ma’rûfi venhe anil munkeri vasbir alâ mâ esâbek(esâbeke), inne zâlike min azmil umûr(umûri).
“Namazı dosdoğru kıl, iyiliği emir ve tavsiye et, kötülükten sakındır. Bu yüzden maruz kalacağın şeylere katlan” buyrulmaktadır.

Peygamber Efendimiz ise:
“(Şaka sırasında da olsa) haktan başka bir şey söylemem.” (Musned-i Ahmed, 2,340 : Tirmizi, Birr 57 Kütüb-i Sitte, 16. Cilt)

“Haksızlık karşısında susan dilsiz şeytandır.”, “Benim ümmetimin fertleri, haksıza, “Sen haksızsın!” demekten korktuğu ve çekindiği zaman onlardan ayrıl” buyurmuştur.
Kur’an’da Hz. Peygambere hitaben de:
Fe bimâ rahmetin minallâhi linte lehum, ve lev kunte faZZan galîZal kalbi lenfaDDû min havlik(havlike), fa’fu anhum vestagfir lehum ve şâvirhum fîl emr(emri), fe izâ azamte fe tevekkel alâllâh(alâllâhi), innallâhe yuhibbul mutevekkilîn(mutevekkilîne).
“Allah’ın rahmeti sayesinde sen onlara karşı yumuşak davrandın! Şayet kaba, katı yürekli olsaydın, onlar senin etrafından dağılıp giderlerdi” (Al-i imran,3/159) buyrulmuştur. İyiliği emretmede ve kötülüğü men etmede esas olan, bu görevin sabır ve yumuşaklıkla yerine getirilmesidir. Bununla beraber bu yolda başa gelecek bela ve musibetlere de katlanmak ve sabretmek gerekir…

Bir ülkede bütün Müslümanlar namazlarını camilerde cemaat halinde kılsalar, oruçlarını tutup, zekâtlarını verseler bile Emri bil ma’ruf ve nehy-ianil münker görevlerini yapmadıkça Allah o ibadetlere dönüp bakmaz ve o toplumu cezalandırır. Onca ibadet bu toplumun üzerine inecek olan Allah’ın azabına engel olamaz.
Emri bil ma’ruf ve nehyi anil münkerin önemine dikkat çeken sevgili Peygamberimiz bizlere şu tavsiyelerde bulunmaktadır:

“Men re’a minküm münkeren fel yüğayyirhü fe bi yedihi, fe bi lisanihi ve bi galbihi zâlike edafül imani”
“Sizden kim bir kötülük görürse, onu eliyle değiştirsin. Şayet eliyle değiştirmeye gücü yetmezse, diliyle değiştirsin. Diliyle değiştirmeye de gücü yetmezse, kalbiyle düzeltme cihetine gitsin ki, bu imanın en zayıf derecesidir.” (Müslim, Îmân 78; Tirmizî, Fiten 11; Nesâî, Îmân 17)
“Bana hayat bahşeden Allah’a andolsun ki, siz ya iyiliği emreder, kötülükten alıkoyarsınız ya da Allah kendi katından sizin üzerinize bir azap gönderir. O zaman dua edersiniz fakat duanız kabul edilmez” (Ebû Dâvûd, Melâhim, 16; Tirmizî, Fiten, 9; İbn Hanbel, V, 388).

“Sana zulmedeni affet. Sana küsene git, sana kötülük yapana iyilik yap. Aleyhine de olsa hakkı söyle.” (Kütüb-i Sitte, Muhtasarı Tercüme ve Şerhi, Prof. Dr. İbrahim Canan, 16. cilt, Akçağ Yayınları, Ankara, s. 317)
“Bir de öyle bir fitneden sakının ki o, içinizden sadece zulmedenlere erişmekle kalmaz (umuma sirayet ve hepsini perişan eder). Biliniz ki, Allah’ın azabı şiddetlidir” (Enfal, 8/25)
Hz. Musa (AS) Allah’ü Teala ile Tur Dağı’nda kelam ederken bir gün derki,“Yarabbi Ad Kavmi’nde, Lut Kavmi’nde, Semut Kavmi’nde hiç mi iyi insan yoktu ki hepsini helâk ettin.” Başka bir gün yine Tur Dağı’na çıkacağı sırada uykusu gelir derin bir uykuya dalar. Uykusunda kendisini cennette yüce Mevla ile perdesiz konuşurken görmekte iken, bir karınca gelir ısırır. Musa (AS) uykusundan uyanır ve tatlı rüyası yarıda kalır. Buna çok sinirlenen Musa (AS) bu öfkeyle kalkar ve yuvada bulunan bütün karıncaları helak eder. Tur Dağı’na ulaşıp Cenab-ı Hakk ile kelam ederken Yüce Mevla, “Ya Musa seni ısıran bir tek karınca olmasına rağmen neden tüm karıncaları öldürdün” buyurur. Musa (A.S) da “Yarabbi diğer karıncalar iyi olsaydı o bir tek karıncanın yaptığı kötülüğe engel olurlardı” buyurur. O zaman Yüce Mevla da “Ya Musa, işte Ad Kavmi’nde de, Lut Kavmi’nde de Semut Kavmi’nde de iyiler vardı ama kötülere engel olmadılar” buyurur.