Muharrem GÜNAY: KUR’AN, RİSALET VE OKUMA SEFERBERLİĞİ

OTUZ RAMAZAN OTUZ KONU

KADİR KIYMET, KUR’AN, RİSALET VE OKUMA SEFERBERLİĞİNİN BAŞLADIĞI BİR GECE

(3 AĞUSTOS 2013 CUMARTESİ)

MUHARREM GÜNAY SIDDIKOĞLU

Bundan yaklaşık olarak 15 asır önce yeryüzünde yaşayan insanlar üzerine küfür bulutları kâbus gibi çökmüş; Tek Allah inancı tamamen çökmüş, Allah (c.c.)tarafından gönderilmiş olan hak dinler tahrif olmuştu.
Yeryüzünde adalet kalmamış, güçlüler zayıfları eziyor, kadınlar bir mal gibi alınıp satılıyor, kız çocukları diri diri toprağa gömülüyorlardı.
İçki, kumar, hırsızlık, çapulculuk gibi kötü alışkanlıklar yaygınlaşmış, nesilleri tüketen kan davaları alışkanlık haline gelmişti. Sadece Arabistan değil dünyanın her tarafı böyleydi. İnsanlık, zulmet ve dalalet içerisinde yaşıyordu. İnsanlığın böyle olduğu ve bir kurtarıcı beklediği bir dönemde Cebrail (A.S.) Hıra-Nur dağında eşsiz insan, kainatın efendisi Sevgili Peygamberimiz (S.A.V.) Efendimize “ Oku, yaratan Rabbinin adıyla oku “ diyordu.
Bu ayetin gelişiyle Kur’an nuru parlamaya, İslam güneşi doğmaya başlamıştı. Mekke de doğan bu güneş kısa zamanda bütün dünyayı aydınlatacak, nurlandıracaktı.
İşte Kur’an nurunun ve İslam güneşinin aydınlatmaya başladığı bu kutsi gece İlahi bir ifade ile: ”Bin aydan daha hayırlı “ olan Kadir gecesidir.
Bu gece, ilahi rahmet, bereket, mağfiret, feyiz ve nurların tecelli ettiği, duaların kabul, yapılan iyiliklerin, hayır ve hasenatın makbul olduğu ve ibadet eden kulların ruh sadeliğine, gönül rahatlığına, ibadetin manevi zevkine erdiği müstesna bir gecedir.
Bu gece, meleklerin sabaha kadar yeryüzüne inerek ibadet eden müminleri kuşatıp müjdeledikleri ve selamladıkları bir selam ve selamet gecesidir.
Bu gece, Cenâb-ı Hakkın “Biz onu mübarek bir gecede indirdik“ (Duhan suresi / ayet 3) buyurduğu Kur’an’ın, küfür karanlıklarını sıyırıp insanlık ufkunu aydınlattığı ulvi bir gecedir.
Bu gece, mahzun kalp ve yaşlı gözlerle Allah’a açılan ellerin boş çevrilmeyeceği, samimiyet ve ihlasla yapılan tövbelerin kabul olacağı bir gecedir. Yüce Rabbimiz bu mübarek gecenin adını “ KADİR GECESİ “ olarak koyduğu surede şöyle buyuruyor:
“Gerçek biz onu kadir gecesinde indirdik.
Kadir gecesinin (o büyük fazl-u şerefini) sana bildiren nedir?
Kadir gecesi bin aydan (daha) hayırlıdır.
Onda melekler ve Ruh, Rablerinin izniyle her bir iş için iner de iner. O (gece) tan yeri ağarıncaya kadar bir selamdır.” (Kadir Suresi 1-5)

Peygamber Efendimize kendisinden önceki insanların ömürlerinin ne kadar olduğu bildirilince, kendi ümmetinin ömürlerini kısa buldu, uzun ömürlü olan diğerlerinin işledikleri salih amelleri işleyemezler diye düşününce, Allahü Teâlâ O’na bin aydan hayırlı olan Kadir gecesini ihsan etti. (İ. Malik) ) Cenâbı Allah daha önce hiç bir peygambere ve ümmete böyle bir gece vermemiştir

Rasûlüllah Efendimiz (Beni İsrail peygamberlerinden 80 yıl Allahü Teâla’ya ibadet edenler oldu) buyurunca, Ashab-ı Kiram hayret ettiler. Bunun üzerine Cebrail aleyhisselam gelip; “Ya Resûlüllah, senin ümmetin bu peygamberlerin, 80 yıllık ibadetine şaşarlar. Allahü Teâlâ sana ondan iyisini gönderdi” diyerek, “Kadir gecesi bin aydan hayırlıdır” mealindeki ayeti okudu. (Mugnî)

Kadir Gecesini Aramak

Hz Ayşe ( R.Anha ) validemiz anlatıyor:
“ Resulallah (S.A.V.) efendimiz, Ramazanın son on günü girdiğinde geceleri ibadet eder ve ehl-i beytini uyandırır, ciddiyetle ibadete dalar ve zevcelerine yaklaşmazlardı.” (Riyazüssalihin cilt 2, 465 )
Kadir gecesinin Ramazanın hangi gecesi olduğu kesin olarak belirtilmemiştir ki Müslümanlar, bu mübarek ayın bütün gecelerini Kadir gecesi gibi değerlendirsinler ve daha çok sevap kazansınlar. Ancak şu hadis-i şerifleriyle Sevgili Peygamberimiz kadir gecesinin zamanına işaret buyurmuşlardır:
“ Kadir gecesini Ramazanın son on gününde arayınız.”(Riyazüssalihin c. 2 / 465)
Bir başka hadiste ise:
“Kadir gecesini Ramazanın son on gününün tek gecelerinde arayınız.” (Riyazüssalihin c. 2 / 468)
Yine bir başka hadislerinde:
“Kadir gecesi Ramazan-ı şerifin 27. gecesidir” (et-tac, c. 2 / 84) buyurmuştur.
Kadir gecesi hakkında Hadis-i şeriflerde şöyle buyrulur:
“Dört gecenin gündüzü de gecesi gibi faziletlidir. Allahü teâlâ, o günlerde dua edenin isteğini geri çevirmez, onları mağfiret eder ve onlar bu günlerde bol ihsana nail olurlar. Bunlar, Kadir gecesi, Arafe gecesi, Berat gecesi, Cuma gecesi ve günleri.” (Deylemi)
“İnanarak ve sevabını Allah’tan umarak Kadir gecesini ihya edenin geçmiş günahları affolur.” (Buhari, Müslim)
“Kadir gecesinde, bir kere Kadir suresini okumak, başka zamanda Kur’an-ı Kerim’i hatim etmekten daha sevaptır. Kadir gecesinde bir tesbih (Sübhanellah), bir tahmid (Elhamdülillah), bir tahlil (Allahü ekber) söylemek yedi yüz bin tesbih, tahmid ve tahlilden kıymetlidir. Bu gece koyun sağımı müddeti kadar (az bir zaman) namaz kılmak, ibadet etmek, bir ay bütün geceleri sabaha kadar ibadetle geçirmekten daha kıymetlidir.” (Mugni)

Asırlardır Müslümanlar Ramazanın 27. gecesini Kadir gecesi olarak ihya etmişlerdir. Bizde bu geceyi büyük bir ganimet bilerek günahlarımızdan tövbe edelim, Yüce Mevla’mızdan af ve mağfiret dileyelim.
Bu geceyi ibadet, dua, zikir ve tesbihatla, Kur’an okuyarak, kaza ve nafile namazlar kılarak, yoksullara iyilikte ve ihsanda bulunarak, büyüklerimizin hal ve hatırlarını sorarak, onların kandillerini kutlayarak, mümkünse onları ziyaret ederek geçirelim.
Peygamber Efendimiz Kadir gecesinde, “Allahümme inneke afüvvün kerimun tühıbbül afve fa’fü anni” duasını okumayı bildirmiştir. (Ya Rabbî, sen affedicisin, kerimsin, affı seversin, beni de affeyle) Demektir. .” (Tirmizi, Daavat, 12)
Yine bu mübarek aylarda ve günlerde yoksullara, darda kalmışlara, borçlulara, kimsesizlere bol bol iyilikte, ihsanda ve yardımda bulunalım. Mallarımızın zekâtını verelim. Sevgili Peygamberimiz: ”Kim ki bir Müslüman’ın sıkıntısını giderirse Allah’(CC)ta onun sıkıntısını giderir” ; “Sadaka ömrü uzatır, kaza ve belaları def eder” buyuruyor. Unutmayalım ki “Bela sadakanın önüne geçemez.” Zekat ise zenginin malındaki fakirin hakkıdır. Kur’an’da sık sık, “Egimissalata ve etüzzekat“ ibaresi geçer, yani “Namazı kılınız, zekâtı veriniz“ Zekât sözlük olarak :” toplumsal temizlenme ve arınma, artma, çoğaltma ve bereket “ manalarına gelir.
Kur’an’da müşriklerin özellikleri anlatılırken : “ Yazıklar olsun o müşriklere ki, onlar zekat vermezler ve ahireti de inkar ederler “ ( Fussilet suresi 6-7 ) denir.
Bu bakımdan zekâtlarımızı verme konusunda titizlik gösterelim.
Allahü teâlâ bu mübarek gecenin hürmetine dualarımızı, tevbelerimizi ve ibadetlerimizi kabul buyursun, bizi sıratı müstagimden ayırmasın..

KUR’AN VE RİSALET GECESİ

Kadir gecesi, Kur’an’ın indirilmeye başlandığı gün olması nedeniye bir KUR’AN GECESİ’dir. İlahi vahiyle buluşma gecesidir. Kadir gecesi Sevgili Peygamberimize ilk vahyin gelmesi ve peygamberlik görevinin tebliğ edildiği, başladığı, insanlığın son peygamberle buluştuğu gün olması nedeniye bir RİSALET ve PEYGAMBER GECESİ’dir. Kadir gecesi, kadir, kıymet gecesidir. Kadir gecesi esenlik, selam, barış, teslimiyet gecesidir. Kadir gecesi günahların affedildiği, suçluların bağışlandığı, Allah’ın rahmet ve bereketinin tan yeri ağarıncaya kadar sağanak sağanak indiği bir RAHMET GECESİ VE HAYIR GECESİDİR. Kadir Gecesi insanların rahata ve huzura kavuştuğu İNŞİRAH/HUZUR GECESİDİR. Kadir gecesi cehalet ve karanlıkların delindiği, insanların karanlıktan aydınlığa ve nura kavuştuğu bir AYDINLIK/AYDINLANMA GECESİDİR. Kadir gecesi Hakk’ın gelip, batılın yok olduğu bir gecedir. Kadir gecesi “İgra’” oku emriyle “OKUMA VE ASNLAMA SEFERBERLİĞİ”NİN başladığı bir gecedir. Kadir gecesi kendini Allah’a adayanların gecesidir. Allah’a ve dine adanma gecesidir. Kadir gecesi ilk vahyin ve son peygamberin aynı gecede buluşmasından dolayı insanların Kitapsız/vahiysiz ve peygambersiz bırakılmadıklarını anlatan bir gecedir. Kadir gecesi adından da anlaşıldığı gibi bir kadir ve kıymet gecesidir. Allah’ın kitabına ve Allah’ın rasulüne kadir ve kıymet verenlerin gecesidir.
İnnâ kulle şey’in halaknâhu bi kader(kaderin). Kamer 54/49) “Gerçekten biz, her şeyi bir ölçü ve dengede yarattık.” Kamer 54/49)
Kadir ölçü demektir. Öyleyse Kadir gecesi bir ölçü gecesidir.
“Ramazan ayı ki, insanlar için hidayete erdirici (hidayete erme, Allah’a ulaşma vesilesi) ve beyyineler (açık deliller ve ispat vasıtaları) ve Furkan (hakkı bâtıldan ayırıcı) olarak Kur’ân, Hüda tarafından onda (o ayın içinde) indirildi. Artık içinizden kim bu aya (yetişir de ramazan ayını görüp) şahit olursa o zaman onu, oruç tutarak geçirsin. Ve kim, hasta veya yolculukta olursa, o taktirde (tutamadığı günlerin sayısı) diğer günlerde (oruç tutarak) tamamlanır. Allah sizin için kolaylık diler, zorluk dilemez. (Size bu kolaylık) sayıyı tamamlamanız ve sizi hidayet erdirdiği şeye karşılık (sizin de) Allah’ı tekbir etmeniz (yüceltmeniz) içindir. Umulur ki böylece siz (bütün bu kolaylıklara) şükredersiniz.” (Bakara 2/185)
Ayette de açıkça görüldüğü gibi Ramazan ayına kadir ve kıymet veren gece Kadir gecesidir. Kadir gecesini kıymetlendiren ve bin aydan daha hayırlı kılan şey ise, hakkı batıldan, doğruyu yanlıştan ayıran Furkan’ın/Kur’an’ın. Furkan olan Kur’an’ın bu gecede indirilmeye başlanmış olmasıdır.
Bu ayetten anladığımıza göre Kadir gecesi kıymetini hidayet rehberi içerisinde beyineler/açıklanmış, aşikar olan kesin deliller ve dengeler olan, hak ile batılı, doğru ile yanlışı birbirinden ayıran Furkan/Kur’an’dan almaktadır. Kadir gecesi bu özelliğinden dolayı yani Allah’ın bize içinde açık delilleri bulunan, hak ile batılı ayıran hidayet rehberimiz Kur’an’ı göndermesinden dolayı kulun Allah’a bir ŞÜKÜR/TEŞEKKÜR gecesidir.
“Hâ, Mîm. Apaçık bildiren kitaba yemin olsun ki, Muhakkak Biz onu bir mübarek gecede indirdik, şüphe yok ki Biz indiriciler olduk. Katımızdan bir emirle her hikmetli iş o gecede ayırt edilir. Eğer kesin olarak inanıyorsanız, Rabbinden; göklerin, yerin ve bu ikisi arasındakilerin Rabbinden bir rahmet olarak biz peygamberler göndermekteyiz. O, hakkıyla işitendir, hakkıyla bilendir.” (Duhan 44/1-7)
Duhan suresi 1. ve 2. âyetlerde Allah’ın Kur’an’a yemin ederek bildirdiği ve “Biz onun mübarek bir gecede indirdik” dediği gece Kadir gecesidir.
ÖĞÜT VE UYARI GECESİ
Sâd, vel kur’âni zîz zikr(zikri). (Sâd/29)
Bu ayette geçen zikr kelimesi meallerde, zikir, şerefli, öğüt veren, uyarı manalarında tercüme edikmiştir. Sad, Zikir dolu Kur’an’a andolsun;(Ali Bulaç) Sâd. Şerefle dolu Kur’an hakkı için, (Ali Fikri Yavuz) Sâd. Öğüd veren Kur’ân’a and olsun ; (Celal Yıldırım) Sâd. Zikir/öğüt/uyarı dolu Kur’an’a yemin olsun ki, (Yaşar Nuri Öztürk)
Bu ayetlere göre bu gece aynı zamanda bir zikir, şeref, öğüt/uyarı veren bereket fışkıran bir mübarek gecedir.
Duhan suresi üçüncü ayette geçen “Münzirin” kelimesi inzar etmek/uyarmak anlamına gelir. Öyleyse kadir gecesi aynı zamanda bir uyarı gecesidir. İnsanları inzar etmek, uyarmak üzere gönderilen Kur’an bu gecede inmeye başlamış, Allah’ın gönderdiği son uyarıcı/peygamber olan Hz. Muhammed uyarıcılık görevine bu gece ile başlamıştır. Öyleyse bu gece hem uyarılma hem de uyanma, gafletten kurtulma gecesidir.
Duhan suresi beşinci ayete göre Allah ilahi mesajlar gönderendir. Bu gece Yüce Allah’ın insanları rehbersiz, kitapsız ve uyarıcısız, peygambersiz bırakmadığı bir gecedir.
Yâ eyyuhel muddessir(muddessiru). Gum fe enzir.
“Ey örtünüp bürünen (Peygamber!)Kalk, artık inzar et (uyar).” (Müddessir/12)
Ahmet Tekin bu iki ayete şöyle meal veriyor: “Ey peygamberlik hil’ati giyen inzivaya çekilen Muhammed!” Peygamberlik hil’atini giyen, peygamberlikle görevlendirilen, bu görevle büründürülen habibim kalk ve insanları uyar; kendini insanları uyarmaya ada.
Kendini bir davaya adamayan, Hz. Muhammed gibi bir dava adamı olamayanlar uyarma işinde başarılı olamazlar. Bunun için Kadir gecesi adanma, adanmışlık gecesidir. Kadir gecesi bizden Allah’a, Kur’an’a ve Peygambere adanmış bir hayat istiyor. Bu bakımdan Kadir gecesi kendini Allah’a ve Allah’ın davasına İlâyı Kelimetullah’a adayanların, büyük amaç, ülkü ve idealleri olanların gecesidir.
Duhan suresinde “Fîhâ yüfregu külli emrin hakim” cümlesi geçiyor. Aynı ifade Kadir suresi 4. âyette de şöyle geçere: Min külli emrin.. Her iki ayette “Her işle ilgili emir ve yönledirmeler bu gecededir” denilmektedir. Bu ayeti “min külli imriin” şekilinde okuyanlar vardır ki “herkesle ilgili emir ve yönlendirmeler bu gecededir” manasına gelir.
Duhan suresi altıncı ayete göre bu gece rahmet gecesidir. Çünkü âlemlere rahmet olan Hz. Muhammed bu gece ile fiilen Peygamberliğe başlamış yine rahmet kaynağımız Kur’n bu gece inmeye başlamıştır. Kadir gecesi ilahi rahmetin tecelli ettiği ilk gecedir.
Kadir gecesinin ne olduğunu sen ne bileceksin!(2) (Kadir gecesinin ne olduğunu sen nereden bileceksin?) Kadir gecesi bin aydan daha hayırlıdır.(3) O gece melekler ve Ruh, Rablarının izniyle her emir (iş, durum, hüküm ve takdir) ile inerler. (4) O gece, tanyeri ağarıncaya kadar süren bir selâmettir. (esenliktir, barıştır) (5) (Kadir Suresi 97/1-5)
Kadir gecesi aynı zamanda kadir ve kıymet gecesidir. Kur’an’ın kadrini ve kıymetini bilenlerin gecesidir. Onun için bu gecede İslam’ın, onun yüce kitabı Kurân’ın ve Sevgili Peygamberimizin sünnetinin kadir ve kıymetini çok iyi anlamak gerekir.
Kadir suresi ikinci ayette “sen kadir gecesinin ne olduğunu idrak edemezsin, kendi idrakinle anlayamasın, onun kıymetini bilemezsin; onu ancak biz sana anlatırız” denilmekte ve devam eden ayetlerde bu anlatıma devam edilmektedir. Kur’an-ı kerimde “Edrake, idrak” deyimleri olağan üstü sıra dışı bir bilgiyi işaret eder. Böyle bir ifadeyle karşılaştığımız zaman olağanüstü bir bilgi var demektir. Bu bilgiyi Yüce Allah bize öğretmedikçe biz öğrenemeyiz, anlayamayız. Bu bakımdan bu gece İDRAKI/ANLAMAYI AÇAN bir gecedir.
BİN AYDAN HAYIRLI BİR GECE
Kadir suresi üçüncü ayette kadir gecesinin bin aydan daha hayırlı olduğuna dikkat çekilmektedir. “hayrun min elfi şehr” Bin ay 83 yıllık bir zamana tekabül eder, ortalama bir insan ömrüdür. Rivayetlere göre Muhammed ümmetinin ömrü diğer peygamberlerin ümmetine nazaran daha kısadır. Bu bakımdan üzüntü duyanlara, hüzünlenenlere, keşke bizde daha uzun yaşasaydık ta Allah yolunda cihat etseydik diyenlere Cenâb-ı Hakk’ın ilahi bir lütfudur, hediyesidir ki ayet-i kerimenin ifadesiyle bin aydan daha hayırlıdır.
O Gece Melekler ve Ruh Birlikte İnerler
Kadir suresi üçüncü ayete göre; “ O gece melekler ve Ruh, Rablarının izniyle her emir (iş, durum, hüküm ve takdir) ile inerler.”
Buradaki Ruh’un Cebrail aleyhisselamın adı olmakla beraber aynı zamanda Kur’an-ı kerim’inde adlarından birisidir. Nitekim Şura suresi 52. ayette bu anlamda kullanılmıştır.
“İşte böylece sana da emrimizden bir ruh vahyettik. Sen, kitap nedir, iman nedir bilmezdin. Fakat biz onu, kullarımızdan dilediğimizi kendisiyle kılavuzladığımız bir nur yaptık. Hiç kuşkusuz, sen, dosdoğru bir yola kılavuzluk etmektesin” (Şura 42/52)
Bu ayete göre melekler Kadir gecesinde yanlarında ruh/Kuran olduğu halde inerler. Demekki kadir gecsi ilahi vahiyle, Kur’an’la buluşma gecesidir.
Fussulet suresinde Rabbimiz Allah deyip dosdoğru yolda yürüyenlerin üzerine meleklerin ineceği ve meleklerin korkmayın, üzülmeyin diyerek, dosdoğru olanları cennetle müjdeleyeceklerine dikkat çekiliyor:
“Şüphesiz, Rabbimiz Allah’tır deyip, sonra dosdoğru yolda yürüyenlerin üzerine melekler iner. Onlara: Korkmayın, üzülmeyin, size vazolunan cennetle sevinin! Derler. (Fussilet 41/30) “Biz dünya hayatın da da, ahirette de sizin dostlarınızız. Orada sizin için çanlarınızın çektiği her şey var ve istediğiniz her şey orada sizin için hazırdır.” (Fussilet 41/31)
Kadir suresine göre melekler kendiliğinden değil Allah’ın izni ile inerler deniliyor. Bu gece bu bakımdan da Allah’ın izni ve iradesiyle buluşma gecesidir.
Kadir Gecesi Esenlik, Selam ve Barış, Huzur Gecesidir
Arapça’da selam sözcüğü, esenlik, barış, huzur manalarına gelmektedir. Kadir gecesinde buna dikkat çekilmektedir.
“O gece, tanyeri ağarıncaya kadar süren bir selâmettir. (esenliktir, barıştır)” (Kadir/5)
KADİR GECESİ KARANLIKTAN AYDINLIĞA KAVUŞMA GECESİDİR
Kadir Gecesi karanlıkların ve cehaletin son bulduğu, insanların karanlıktan nura kavuşturulduğu bir gecedir.
Tarık suresine Kur’an’la bir yıldız mukayese ediliyor.
“Gökyüzüne ve târıka (sabah yıldızına) yemin ederim. (Tarık 86/1) Târıkın ne olduğunu nereden bileceksin? Tarık 86/2) (O, karanlığı) delen yıldızdır. (Tarık 86/3)
Fecr suresinde ise içinde Kadir gecesini saklı olduğu Ramazan ayının son on gecesine dikkat çekiliyor.
“vel fecri veleyâlin aşr” “ Andolsun Fecre, On geceye , (Fecr/1-2)
Kadir gecesi Kur’an’ın “Ve gul câel haggu ve zehagal baTılu. İnnel bâTıla kane zehûgâ” (Zehugan) “Yine de ki: Hak geldi; batıl yıkılıp gitti. Zaten batıl yıkılmaya/yok olmaya mahkûmdur.(İsra 17/81) ifadesinde olduğu gibi Kadir gecesi Hakk’ın Kur’anın geldiği ve batılın yok olduğu bir gecedir.
OKUMA VE ANLAMA SEFERBERLİĞİ GECESİ
Bu gece okuma ve anlama seferberliğinin başlatıldığı bir gecedir. Çünkü bu gecede inmeye başlayan Kur’an’ın ilk emri “İgra” “Oku” emridir.
“Yaratan Rabbinin adıyla oku!” (Alak 96/1)
Okumak aynı zamanda sadece kitabı/Kur’an’ı değil; büyük kitabı, kâinatı okumak demektir. Okumak aynı zamanda Allah’ın kelamı olan Kur’an’ı ve ayetleri olan “Kitâb-ı ekberi” büyük kitabı okuma ve anlama demektir. Bu bakımdan Kadir gecesi bir okuma ve anlama gecesidir.