Muharrem GÜNAY: HARAM YİYENİN DUASI KABUL EDİLMEZ!..

HARAM YİYENİN DUASI KABUL EDİLMEZ

Muharrem GÜNAY

Duayı en çok etkileyen husus kişinin kazancıdır. Helal lokma duanın kabulü için gereklidir.

Ebû Hureyre anlatıyor. Peygamberimiz şöyle buyurmuştur:

Ey insanlar! Allah her türlü noksanlıklardan münezzehtir, temiz ve helal olanı ancak kabul eder. Allah müminlere de peygamberlere emrettiği şeyleri emretmiş ve: “Ey Peygamberler! Helal olan şeylerden yiyin ve salih -iyi işler- yapın. Çünkü ben sizin yaptıklarınızı bilirim.” (Müminûn, 51 )

Müminlere de şöyle emretmiştir: “Ey iman edenler! Size verdiğimiz rızıkların helal ve temiz olanlarından yiyin. Eğer yalnız Allah’a kulluk ediyorsanız O’na şükredin.“(Bakara, 172).

Sonra Peygamberimiz konuşmasını şöyle sürdürmüştür: “Bir kimse (hac gibi) uzun yolculuğa çıkar, saçları dağılmış, toz toprak içinde kalmış bir halde ellerini semaya kaldırarak; “Ey Rabbim, ey Rabbim” diye dua eder (ve dileklerde bulunur). Halbuki yediği haram, içtiği haram, giydiği haram ve haramla beslenmiş, böylesinin duası nasıl kabul edilir?
(Müslim, Zekat, 20; Tirmizî, Tefsiru’I-Kuran, 3.)

İbn Abbas (r.a.) anlatıyor. Peygamberimizin yanında: “Ey insanlar! Yeryüzünde bulunanların helal ve temiz olanlarından yiyin.” (Bakara, 168) ayet-i kerimesi okunduğunda, Sa’d b. Ebî Vakkas ayağa kalkarak: – Ey Allah’ın Resûlü, Allah’a dua et, beni duası kabul olanlardan kılsın, dedi.
Peygamberimiz: “Ey Sa’d! Yiyeceğini helal olandan seç, duan kabul olur. Nefsimi kudret elinde tutan Allah’a yemin ederim ki, kul, haram Iokma yediği zaman kırk gün duası kabul olmaz. Haramla beslenen vücut ateşi hak eder” buyurdu.
(Et-Tergib, ve’t- Terhib, II/547 (Hadisi Taberani “Evsat”inde rivayet etmiştir).

Müslüman, kazancının helaldan mı haramdan mı olduğuna dikkat etmeli, haram olan kazanca itibar etmemelidir.
Ancak bu sayede Allah duasını kabul eder.

Nitekim Peygamberimiz(sav) bir hadis-i şeriflerinde şöyle buyurmuştur:

 Helaller bellidir, haramlar bellidir. İkisinin arasında müştebihat (yani haram olup olmadığı belli olmayanlar, şüpheliler) vardır. Bunları insanların çoğu bilmez. Kim şüpheli şeylerden kaçınırsa, ırzını ve dinini korumuş olur. Kim de şüpheli şeylere dalarsa, harama düşmüş olur…
(İmamı Nevevi, Kırk hadis, Muhtasaru’l-ehadis, hadis no:545)

Abdullah bin Abbas (ra): “Midesinde haram lokma olan kimsenin ibadetlerini Allah kabul etmez” buyurmuştur.

Ashabın büyüklerinden Sa’d bin ebi Vakkas (ra) hazretleri Peygamberimize (s.a.v.) gelerek: YaRasûlallah! Dua buyurunuz da ben duası makbul olanlardan olayımder.Peygamberimiz de O’na: “Ya Sa’d! Helal ve güzel (olan, haramdan arınmış olanı) ye duan kabul olurbuyurdular.
(Gazali, ihya, c.2 s.114 Müesseset-ül Halebî 1967- Kahire)

Büyükler buyuruyor ki: “Kırk gün şüpheli lokma yiyenin kalbi kararır ve lekelenir.”

Abdullah ibni Mübârek buyuruyor ki: “Şüpheli olan bir kuruşu sahibine geri vermeği, bin lira sadaka vermekten daha çok severim.” Sehl bin Abdullah Tüsterî buyuruyor ki: “Haram yiyenlerin yedi azâsı, istese de, istemese de günah işler.
Hz. Ömer: “Bir şüpheli şeyden kaçınmak için 70 çeşit helalden vazgeçtim” der.

***

OYNA YÂ BİLAL!

Bilal-i Habeşi “radıyallahü anh” hazretleri oynuyordu. Hazret-i Ömer “radıyallahü anh”, (Ya Bilal, burası mescid, ne yapıyorsun, burada oynanır mı?) dedi. Bilal-i Habeşi hazretleri, Resulullahı göstererek, (Buranın sahibi var, sen çık aradan) dedi. Hazret-i Ömer, taaccüp edip, (Ya Resulallah, Bilal mescidin içinde oynuyor) dedi.

Peygamber efendimiz “aleyhissalâtü vesselâm” onu çağırarak, (Ya Bilal, bu ne hâl, niye oynuyorsun?) diye sordular. (Anam babam sana feda olsun ya Resulallah) dedi, (Bu benim Allahü teâlâya özel teşekkürüm. Allahü teâlâ, her şeyi senin için yarattı, sana her şeyi verdi, sadece bir şeyi vermedi. İşte bu sebepten sevincimden oynuyorum) dedi.

Peygamber efendimiz “aleyhissalâtü vesselâm” tebessüm buyurup, (O sebep nedir ki ya Bilal, seni sevinçten oynatıyor?) diye sordular.

(Anam babam sana feda olsun ya Resulallah, Cenab-ı Hak sana, hidayet verme yetkisi vermedi dedi. Kalbe iman bahşetmeyi sana bıraksaydı, sen önce yakınlarını, bildiklerini, tanıdıklarını hidayete erdirirdin, bu garip Bilal, tâ Habeşistan’da nasıl Müslüman olurdu, onun için oynuyorum) dedi.

Peygamber efendimiz yine tebessüm edip, (Oyna ya Bilal!) buyurdular.

Hidayet sadece ALLAH’tandır.