Osman Yüksel SERDENGEÇTİ: “Ya Devlet Başa…”

 

“Ya DEVLET Başa…”

Osman Yüksel

SERDENGEÇTİ

 

 

 

Arkadaşlar yeni çıkmaya başlayan DEVLET dergisinde bana böyle bir başlık ayırmışlar. Ya o, ya o.. Bunun ortası yok. Hani bizim mizacımıza da uygun bir başlık. Malum ya biz Türkiye’de sivri uçlardan biriyiz. Öyle diyorlar sivri diyorlar, aşırı diyorlar. Kendi kendime düşünüyorum: Benim nerem sivri? Burnum sivri, amma bu benim elimde mi? Allah böyle yaratmış. Bir şeye inanmışım yıllardır bu inancım istikametinde qidiyorum.
Taviz vermeden ısrarla bu inancın bu dâvanın takipçisiyim. Üstelik bu dâva benim dâvam değil. Memleketin, milletin dâvası. Modalar gibi mevsimden mevsime,  parti parti değişeyim durayım mı?
Ne yapmalı da bu sivrilikten kurtulmalı? Başka daha neremiz sivri? Kime batıyoruz? Aklıma bir şey geliyor amma, benim öyle bir hovardalığım da yok. Eh o halde.. Yürürken ortadan gitmiyorum. Ben insanım, yolun ortasından hayvanlar, nakil vasıtaları geçer. Ben yolun sağından gidiyorum, sağdan gitmek hata mı? Sivrilik mi? Günah mı? Hamdolsun sağım. Sıhhatim yerinde yaşadıkça da sağ olacağız, sağ kalacağız.
“Ya Devlet başa” deyince, Bölükbaşı’nın Kartalı aklıma geldi. Bu başlık amma da çok yakışırdı. Kartal gagası gibi burnu, tepeden bakmaları, yüksekten atmaları, her şeye çatmalarıyla ona daha çok yakışırdı. Hiç bir zaman başa gelemeyeceğine göre, hissesine düşecek nesne malum..
Üstadın son zamanlarda sığırcık avladığını duyuyoruz. Anlaşılan sığırcıktan korktu da zavallı sığırcıkları avlıyor. Her gün solcu gazetelerde ismim ve resmim çıksın diye de sola taviz verişleri, Amerika’ya çatışları caba.
Bu gidişle şimdi sığırcık avlayan Bölükbaşı’nın seçimlerde sinek avlıyacağı muhakkak.

 

Osman Yüksel SERDENGEÇTİ

DEVLET GAZETESİ, SAYI:1      YIL:1969
***

KİMDİR?

Osman Yüksel Serdengeçti (1917 – 1983)

Asıl adı Osman Zeki Yüksel’dir. 1917 yılında Antalya’nın Akseki ilçesinde dünyaya gelmiştir. Osman Yüksel; ilkokul eğitimini Akseki’de görmüş, ortaokul eğitimini yatılı olarak Antalya’da almış, lise eğitimini ise Ankara’da Atatürk Lisesi’nde tamamlamıştır. Lise eğitiminden sonra Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi okumaya başlamıştır.
Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi öğrenciliği sırasında 1944 yılının Mayıs ayında meydana gelen olaylara karıştığı için Hüseyin Nihal Atsız’la birlikte bir süre hapis yatmış, hapisten çıktıktan sonra öğrenim için aynı fakülteye başvurmuşsa da bu isteği reddedilince dönemin Milli Eğitim Bakanı Hasan Âli Yücel’e hitaben yazdığı ve “Yüksek makamın alçak vekiline” diye başlayan yazı yüzünden yeniden hapse mahkum edilmiştir.
Hapisten çıkarak toplam 33 sayı yayınlanacak olan ve birçok sayısı siyasi irade tarafından toplattırılacak olan Serdengeçti dergisini çıkartmıştır. Yayın hayatı yalnızca 33 sayı süren Serdengeçti dergisinin ilk sayısı 20 Nisan 1947 tarihinde okuyucusuyla buluşmuştur. Aylık olarak çıkması planlanan ve ikinci sayısı da bir ay sonra (Mayıs 1947) çıkan Serdengeçti dergisinin, üçüncü sayısı ise ancak 5 ay sonra okuyucuyla buluşabilmiştir. İşbu fasılalar sebebiyle Osman Yüksel (Serdengeçti), bu durumu “Nerede ne zaman çıkacağı belli olmaz, bir çıkar pir çıkar‟ sözleriyle ifade etmiştir. Fasılalara ilaveten derginin basım yeri de sürekli olarak değişmiştir. Maddi yetersizliklerin yanında derginin sık sık kapatılması ve Osman Yüksel’in cezaevine gönderilmesi bunun en büyük nedenidir.
Dergide Serdengeçti logosunun altında büyük harflerle “Allah’a, millete, vatana koşanların dergisi” ve “Hakka tapar, halkı tutar” düsturlarına yer verilmiştir. Serdengeçti dergisinde çoğunluklu olarak Osman Yüksel’in kendi, müstear isim kullanarak ve imzasız yazıları bulunmaktadır. Dönemin tanınmış isimleri Nurettin Topçu, Ali Fuat Başgil, Necip Fazıl Kısakürek, Peyami Safa ve Eşref Edip dergide yazıları yayımlanan isimler olarak öne çıkmaktadır.
Osman Yüksel ile özdeşleşen Serdengeçti dergisi, din, mukaddesat ve milliyet düşmanlarının karşı itilaf sürdüren bir yayın politikası sürdürmüş ve “Serdengeçti” adı bu noktada ad olarak alınmıştır. Serdengeçti dergisi çıktığı 15 yıl boyunca 33 sayısında da iktidarla ilişkilerini milletin perspektifinden değerlendirerek düzenlemiştir. Tek parti (CHP) iktidarında otoriteye karşı milletin sesini yazılarında duyurma iddiasında olmuştur.
DP döneminde Serdengeçti dergisinde hem iktidar partisi DP hem de muhalefetteki CHP’ye yönelik yazılar müsaveten kaleme alınmıştır. CHP’ye yönelik eleştirilere katiyen devam edilmekle birlikte iktidardaki Demokrat Parti’ye dair ise sergilenecek tutum “Bizim muhalefetimiz parti muhalefeti değil, millet muhalefetidir” düsturuyla ifade edilmiştir.
Osman Yüksel Serdengeçti, 1965-1969 yılları arasında Adalet Partisi listesinden Antalya milletvekilliği de yapmıştır. Partisine yönelttiği eleştiriler yüzünden bir süre sonra Adalet Partisi’nden ihraç edilmiştir. Milletvekilliği sırasında kravat takmadığı için uyarı almış, uyarıları dikkate alınmayınca genel kurula girişi yasaklanmıştır. Bu kez beline bağladığı kravatla içeri girmiş, yakasına takması gerektiğini söyleyenlere ise, “Kanunda nereye takılacağı belli değil. İstediğim gibi takarım” demiştir [kaynak belirtilmeli]. Necip Fazıl’ın yakın arkadaşlarından olan Serdengeçti hazır cevaplığıyla tanınır. Türkçülerin “Tanrı Türk’ü korusun” demesi üzerine Serdengeçti “Tanrı Türk’ü, Allah da Müslümanı korusun” şerhinde bulunmuştur.
10 Kasım 1983 tarihinde Ankara’da hayatını kaybeden Serdengeçti, Cebeci mezarlığına defnedilmiştir.