Muharrem GÜNAY: MÜNAFIK

MÜNAFIK KİME DENİR? (1)

Muharrem GÜNAY
Allah’ın varlığına ve birliğine, Hz. Muhammed’in peygamberliğine ve Hz. Peygamberin getirdiklerine kalbi inanmadığı halde dili ile inandığını söyleyen Müslümanlardan geçinmek için Müslüman geçinen kişiye denir.
Kur’an-ı Kerim’de Münafıklar; “İnsanlardan, inanmadıkları halde, “Allah’a ve ahiret gününe inandık” diyenler vardır.” (2/Bakara–8) şeklinde tarif edilmişlerdir.
Münafık; kendini mümin göstermek suretiyle sözde imanlı olduğunu iddia eden fakat Allah’a, Peygamberine ve müminlere karşı düşmanlığını gizleyen kimsedir. Bu husus Kur’ân’da şöyle açıklanmaktadır:
“İnsanlardan öyleleri vardır ki, (onun) dünya hayatına dair (aldatan yıldızlı) sözü, senin hoşuna gider ve (hatta bunlar), sözlerinin özlerine uyduğu konusunda da Allah’ı şahit tutar. Hâlbuki gerçekte o, (İslâm’ın ve Müslümanların) en azılı düşmanıdır. (Bakara 2/204)
“Onları gördüğün zaman, cisimleri (kalıp ve kıyafetleri) hoşuna gider. Eğer (dünyalık söz) söylerlerse, sözlerini dinler (yaldızlı vaadlere kanar)sın. (Ama) sanki onlar (elbise giydirilip) yaslanan keresteler gibidir. Her (İslâm’a ait bir toplantı ve) seslenişi, (korkularından) kendi aleyhlerinde sanırlar, (İslâm’a ve müslümanlara) asıl düşman onlardır. Onlardan sakın(ın). Allah kahretsin onları! Nasıl da (hakikatten aldatılıp) döndürülüyorlar.” (Münâfıkûn63/4)
Münafıkların Temel Karakteri İkiyüzlü Olmalarıdır
“Ey Peygamber! Kalpten inanmadıkları halde ağızlarıyla ‘inandık’ diyen (münafıklar) ile Yahudilerden küfürde yarışanlar seni üzmesin…” (Maide, 5/41)
Kur’an-ı Kerim’de münafıkların özellikleri çok detaylı bir şekilde anlatılır. Bu anlatımlar isim zikredilmeksizin yapılır. Fakat ayetlerin nüzul/iniş sebepleri incelendiğinde Kur’an’ın indirildiği dönemde Müslümanlarla iç içe yaşayan münafıklardan söz edildiği anlaşılır. Ayrıca Kur’an’da münafıkların özelliklerinin anlatıldığı “MÜNAFIKUN” adlı bir sure vardır. Münafığın Kur’an’da ifade edilen en temel karakteri riyakâr olmasıdır. İkiyüzlü davranmak, insanlara karşı farklı yerlerde farklı tavır ve görüntü içerisinde olmak münafığın yapısında vardır.

Nifak, infak ve münafık aynı kökten gelen kelimeler olup NEFEKA kökünden türemişlerdir. Nifak-Münafık gönlü delik deşik, bölük, köstebek yuvası gibi paramparça gönlü perişan insan demektir. Münafık iki yüzlü, gerçek yüzünü göstermeyen hatta yüzü olmayan, yüzsüz insandır. İnfak ise zengin bir müslümanın fakir bir müslümanın gönlüne yardım etmek/infak etmek yoluyla kimsenin görmeyeceği bir yol bulmasıdır. Nifak, İnfak ve Münafık kelimeleri arasında işte böyle bir bağlantı vardır ki münafıkların alametlerinin anlatıldığı ayetlerde münafıkların infak etmeyen, cimri insanlar olduğu vurgulanır. Münafıkun suresinin ilk sekiz ayeti münafıkların özelliklerinden bahsederken kalan üç ayette infaktan söz edilir. İnfak etmek, yani malını garibanlarla, ihtiyaç sahipleri ile bölüşebilmek münafıklığın panzehiridir. İnfak etmemek ve cimrilik münafıklığın en önemli belirtileridir. Çünkü cimri kendisine emanet olarak verilen mallardan infak etmemekle hem fakirin hakkını gasp etmiş, hem de kendisine emanet olarak verilen mala/emanete hıyanet etmiş olur ki hadislerde emanete hıyanet en önemli münafıklık alameti olarak gösterilmiştir.
“Ey iman edenler! Mallarınız ve evlatlarınız sizi Allah’ın zikrinden (ibadet ve itaatinden) oyalayıp alıkoymasın. Kim bunu yaparsa (onlar yüzünden Allah’ın zikrinden/kulluk görevlerinden gaflet ederse) işte onlar, hüsrana uğrayanların ta kendileridir.” (63/Münafıkun-9.)
“Birinize ölüm (belirtileri) gelip de: “Ey Rabbim! (Ne olur) beni yakın bir vakte kadar (öldürmeyip) ertelesen de sadaka versem ve iyilerden olsam!” demeden önce, size rızık olarak verdiğimiz şeylerden (Allah için) harcayın.” (63/Münafıkun-10.) [bk. 6/27; 7/53; 14/44; 23/99-100; 32/12; 42/44]
“(Bilin ki) Allah, hiçbir canı, eceli geldiği zaman, asla geri bırakmaz. Allah, yaptıklarınızdan hakkıyla haberi olandır. (63/Münafıkun-11)