“Milliyetçiler Günü” Üzerine…

Bugün 3 Mayıs 2014… “1944 Milliyetçilik Olayı”nın(*) 70. Yıldönümü…

Bu anlamlı günde Ülkü Ocakları Genel Merkezi ikinci kez, “3 Mayıs Milliyetçiler Günü Gençlik Kurultayı” düzenliyor. Allah’ın izniyle biz de orada olacağız.

Bu arada, neden “Türkçülük” değil de “Milliyetçilik” denildi diye bir kaynaşma olduğu görülüyor. Maksat üzüm yemekse buyurun… Ben bizim bağdan kırk yıldır topluyorum.

Merhum Başbuğ Alparslan Türkeş, sağlığında 3 Mayıs’a “Milliyetçiler Günü” demiş ve bu iki kavramın aynı şeyi ifade ettiğini söylemişti. Ancak yine de tartışmanın gereksizliğini aklı başında gençlerin görebilmesi için, teşkilatı kelimelerle vurmaya çalışan üçüncü şahıslara karşı bir kaç kelam etmemiz gerekiyor.

Bundan 100 yıl önce, 70 yıl önce, 50 yıl önce MHP ve Ülkücü teşkilatlar yoktu. Onun için Ziya Gökalp’ten veya H. Nihal Atsız’da bugünün şartlarına göre konuşmalarını bekleyemezsiniz.

Şimdi lûtfen dikkat buyurunuz:
1-
Türk-çü” kelimesindeki “çü” eki, bir tercümedir. Pan-türkist’in “ist“inden gelmektedir. “Pantürkist”in yeterli Türkçe karşılığı ise “Türk Birlikçi“dir.

2- “-izm” ve “-ist” takıları, fikirleri ve taraftarları ifade eder; milletleri ve onların sevenlerini değil.

Pan-Türkizm”in başından birlik anlamına gelen “pan”ı kaldırdığınız zaman geriye Türk kalır ve arkasına “ist” getiremezsiniz.

Mesela “dünya işçileri birleşin” diyen Lenin’e “Laborist” yani “İşçici” diyemezsiniz. Ama “Pan-Laborist” diyebilirsiniz. “İşçi Birlikçi” anlamına gelir. Adamları, buna kısaca “Leninizm” demiştir.
3- Dolayısıyla “Pantürkist” ten gelen “Türkçü” kelimesi olsa olsa galat-ı menşur bir “kısaltma” olarak kabul edilebilir. Aslı “Türk Birlikçi” yani “Turancı”dır.

Avrupa’da 1870’de kontlukların birleştirilmesiyle Alman siyasi birliği sağlanırken “Pan-Germanizm” kelimesi öne çıkmıştı. Rusya öteden beri Slavları birleştirmeye çalışıyordu. Böylece Slav Birliği ideolojisi “Panislavizm” sonra Yunan Megalo İdeası, “Pan-Helenizm” olarak ün saldı.

Dikkat edin, bunlar sadece Milliyetçiliği değil, “bir milletin mevcut devletinin dışında kalmış parçalarını birleştirme idealizmini” ifade ediyordu.

Sonra Osmanlı birlik politikaları, “pan” ön eki ile yazılmaya başlandı. “Pan-Ottomanizm” Osmanlı Birlikçiliği anlamına geliyordu. “Pan-İslamizm”e İslam Birlikçilik denilebilirdi.

Anlatım gücü bakımından “Pan-Türkizme” en yakın ifade olan “Turancılık” kelimesi de bu şekilde ortaya çıktı. Mesaj belliydi. Osmanlıcı değiliz, İslamcı da değiliz. Türkçüyüz; yani Turancıyız!

4- Osmanlı” yeni bir kimlik tanımlaması, “İslam” ise bir inançtı. Haddizatında bunların arkasına bir “izm” getirerek, ideoloji tanımı yapılabilir. Oysa Türk, bir milletin adıdır. “Türk”ün sonuna “izm” veya taraftarlık belirten “-çü” takısı getirmek ancak yabancılardaki Türk hayranlığını ifade edebilir.

Nitekim Avrupa’da bir dönem sanatsal yönde bir “Turquerie” (Türkperestlik) dönemi yaşanmıştır.

Türkçülük Müellifi Gökalp’in “Önce Türkiye”ciliği…

Ziya Gökalp, Osmanlı’da akim kalmış iki birlik teşebbüsüne karşı Turancılığı, “Türkçülüğün Esasları” başlığıyla kaleme alırken bu gerçeğin farkında olarak; kavramın izahını yapmıştı.

 O Halde Türkçülüğü, mefkûresinin büyüklüğü noktasından üç dereceye ayırabiliriz:

     1- Türkiyecilik,  2- Oğuzculuk veya Türkmencilik, 3- Turancılık…”

Türkçülüğün fikir mühendisine göre 1923’te Türkçülüğün gerçekçi hedefi, “Türkiyecilik”ti. Yani önce “Türkiye” bir ve bütün olmalıydı. Sonra Oğuzlar (Batı Türkleri) bir araya gelebilirdi. Bütün Türklerin Birliği yani Turan ise en son hedefti. (T. Esasları s. 25)

90 yıl önce Türkçülük, kendisinden daha geniş veya çeşitli kitleleri kapsayan iki farklı “birlikçi” ideolojinin gerçekçi alternatifiydi. Türk Milliyetçileri, bugün ise Türkiye’yi içten içe bölen, mezhepçilikle ve etnik bölücülükle mücadele etmektedir.

Önce Türkiye sonra Turan” diyerek kelimeleri, dünkünden daha dikkatli kullanmamız ve taklitçilik yerine telifçiliği tercih etmemiz, taviz değil, “Türkçü önceliklerin” bir gereğidir.

Merhum Başbuğ’un 90’lı yıllarda tebrik kartlarına ve davetiyelere “Milliyetçiler Günü” ifadesini bastırması bu yüzden anlamlıydı. Parti ve Ocak da büyük bir isabetle bu tercihe saygı duymuştur.

Merhum Dündar Taşer’e göre “Yanlışta birlik bizatihi doğruluktur.” Bu söz doğruyu bırakıp yanlışa gitmeyi tavsiye eden değil, birliğin önemini vurgulayan sanatlı bir sözdür.

Bir gün milli bayram olması ümit ve dileğiyle 3 Mayıs Milliyetçiler Gününüz kutlu olsun!

________________________________________________________________

(*): Alparslan Türkeş’in aynı adlı kitabında olaylar, ayrıntılı olarak anlatılmaktadır.