Muharrem Günay: KADİR GECESİ

KADİR GECESİ

Muharrem Günay Sıddıkoğlu

Bundan yaklaşık olarak 15 asır önce yeryüzünde yaşayan insanlar üzerine küfür bulutları kabus gibi çökmüş; Tek Tanrı inancı tamamen çökmüş, Allah (c.c.)tarafından gönderilmiş olan hak dinler tahrif olmuştu.

Yeryüzünde adalet kalmamış, güçlüler zayıfları eziyor, kadınlar mal gibi alınıp satılıyor, kız çocukları diri diri toprağa gömülüyorlardı.
İçki, kumar, hırsızlık,zina,m çapulculuk gibi kötü alışkanlıklar yaygınlaşmış, nesilleri tüketen kan davaları alışkanlık haline gelmişti. Sadece Arabistan değil dünyanın her tarafı böyleydi. İnsanlık, zulmet ve dalalet içerisinde yaşıyordu. İnsanlığın böyle olduğu ve kurtarıcı beklediği bir dönemde Cebrail (A.S.) Hıra-Nur dağında eşsiz insan, kâinatın efendisi Sevgili Peygamberimiz (S.A.V.) Efendimize “ Oku, yaratan Rabbinin adıyla oku “ diyordu.
Bu ayetin gelişiyle Kur’an nuru parlamaya, İslam güneşi doğmaya başlamıştı. Mekke’de doğan bu güneş kısa zamanda bütün dünyayı aydınlatacak, nurlandıracaktı.
İşte Kur’an nurunun ve İslam güneşinin aydınlatmaya başladığı bu kutsi gece İlahi bir ifade ile: ” (İçinde Kadir gecesi bulunmayan )Bin aydan daha hayırlı “ olan KADİR GECESİ’ dir.
Bu gece, ilahi rahmet, bereket, mağfiret, feyiz ve nurların tecelli ettiği, duaların kabul, yapılan iyiliklerin, hayır ve hasenatın makbul olduğu ve ibadet eden kulların ruh sadeliğine, gönül rahatlığına, ibadetin manevi zevkine erdiği müstesna bir gecedir.

Bu gece, meleklerin sabaha kadar yeryüzüne inerek ibadet eden müminleri kuşatıp müjdeledikleri ve selamladıkları bir SELAM VE SELAMET gecesidir.

Bu gece, Cenâb-ı Hakkın “Biz onu mübarek bir gecede indirdik“ (Duhan suresi / ayet 3) buyurduğu Kur’an’ın, küfür karanlıklarını sıyırıp insanlık ufkunu aydınlattığı ulvi bir gecedir.
Bu gece, mahzun kalp ve yaşlı gözlerle Allah’a açılan ellerin boş çevrilmeyeceği, samimiyet ve ihlasla yapılan tövbelerin kabul olacağı bir gecedir. Yüce Rabbimiz bu mübarek gecenin adını “ KADİR GECESİ “ olarak koyduğu surede şöyle buyuruyor:
“Gerçek biz onu kadir gecesinde indirdik.
Kadir gecesinin (o büyük fazl-u şerefini) sana bildiren nedir?
Kadir gecesi bin aydan (daha) hayırlıdır.
Onda melekler ve Ruh, Rablerinin izniyle her bir iş için iner de iner. O (gece) tan yeri ağarıncaya kadar bir selamdır.” (Kadir Suresi 1-5)

Kadir gecesi, Kur’an’ın indirilmeye başlandığı gün olması nedeniye bir KUR’AN GECESİ’dir. İlahi vahiyle buluşma gecesidir. Kadir gecesi Sevgili Peygamberimize ilk vahyin gelmesi ve peygamberlik görevinin tebliğ edildiği, başladığı, insanlığın son peygamberle buluştuğu gün olması nedeniyle bir RİSALET VE PEYGAMBER GECESİ’dir.
Kadir gecesi, kadir, kıymet gecesidir. Kadir gecesi esenlik, selam, barış, teslimiyet gecesidir. Kadir gecesi günahların affedildiği, suçluların bağışlandığı, Allah’ın rahmet ve bereketinin tan yeri ağarıncaya kadar sağanak sağanak indiği bir RAHMET GECESİ VE HAYIR GECESİDİR.
Kadir Gecesi insanların rahata ve huzura kavuştuğu İNŞİRAH/HUZUR GECESİDİR. Kadir gecesi cehalet ve karanlıkların delindiği, insanların karanlıktan aydınlığa ve nura kavuştuğu bir AYDINLIK/AYDINLANMA GECESİDİR. Kadir gecesi Hakk’ın gelip, batılın yok olduğu bir gecedir. Kadir gecesi “İgra’” oku emriyle “OKUMA VE ANLAMA SEFERBERLİĞİ”NİN başladığı bir gecedir. Kadir gecesi kendini Allah’a adayanların gecesidir. Allah’a ve dine adanma gecesidir. Kadir gecesi ilk vahyin ve son peygamberin aynı gecede buluşmasından dolayı insanların Kitapsız/vahiysiz ve peygambersiz bırakılmadıklarını anlatan bir gecedir. Kadir gecesi adından da anlaşıldığı gibi bir kadir ve kıymet gecesidir. Allah’ın kitabına ve Allah’ın resûlüne kadir ve kıymet verenlerin gecesidir.
Bakara suresinde Cenâı Hakk, insanlığı doğru yola eriştirecek Kur’an’ı Kadir gecesinde indirdiğini ve o gecede dua edenlerin dualarına icabet edeceğini belirtip. Resulüm:
“Kullarım sana beni soracak olurlarsa (bilsinler ki) ben, şüphesiz onlara çok yakınım. (İsterse gönlünden geçirsin.) Bana dua edenin duasına icâbet eder (kabul eder)im” buyurmaktadır:
“(O sayılı günler) Ramazan ayıdır ki Kur’an; insanlara hidayet (doğru yol) rehberi, doğru yolun ve doğruyu eğriden ayırmanın açık delilleri olarak onda(ki Kadir gecesinde) indirildi. Sizden kim (mazereti olmaksızın) bu ay(ın ilk hilâlin)e erişirse/görürse hemen orucunu tutsun, kim de hasta veya seferde (olup da yer) ise, tutmadığı günler sayısınca (caiz olan) başka günlerde (orucunu kazâ etsin). Allah sizin hakkınızda kolaylık ister, zorluk istemez. Bu da, o sayıyı (kazâ ile) tamamlamanız ve size yol göstermesine karşılık Allah’ın yüceliğini tanımanız içindir. Olur ki (düşünür de) şükredersiniz.; (Resûlüm!) Kullarım sana beni soracak olurlarsa (bilsinler ki) ben, şüphesiz onlara çok yakınım. (İsterse gönlünden geçirsin.) Bana dua edenin duasına icâbet eder (kabul eder)im. O halde onlar da benim davetimi kabul ed(ip bana itaat et)sinler ve bana iman(da sebat) etsinler. Tâ ki bu sayede doğru yola (kurtuluşa) ulaşmış olsunlar.” (Bakara/185.186)
Sevgili Peygamberimiz;
“İnanarak ve sevabını Allah’tan umarak Kadir gecesini ihya edenin geçmiş günahları affolur.” (Buhari, Müslim) buyuruyor.

Asırlardır Müslüm anlar Ramazanın 27. gecesini Kadir gecesi olarak ihya etmişlerdir. Bizde bu geceyi büyük bir ganimet bilerek günahlarımızdan tövbe edelim, Yüce Mevla’mızdan af ve mağfiret dileyelim.
BU GECEYİ NASIL GEÇİRELİM
Bu geceyi ibadet, dua, zikir ve tesbihatla, Kur’an okuyarak, kaza ve nafile namazlar kılarak, yoksullara iyilikte ve ihsanda bulunarak, büyüklerimizin hal ve hatırlarını sorarak, onların kandillerini kutlayarak, mümkünse onları ziyaret ederek geçirelim.
BU GECE NASIL DUA EDELİM
Peygamber Efendimiz Kadir gecesinde, “Allahümme inneke afüvvün kerimun tühıbbül afve fa’fü anni/Ya Rabbî, sen affedicisin, kerimsin, affı seversin, beni de affeyle” diye dua etmiş bizden de bu şekilde dua etmemizi istemiştir.
Başta aziz milletimiz olmak üzere ,Türk dünyasının ve Müslüman dünyasının Kadir gecesinin hayırlara vesile olmasını Yüce Allah’tan niyaz edelim..
Yüce Allah:
“Deki: Ey kendi nefisleri aleyhine haddi aşan kullarım. Allah’ın rahmetinden ümit kesmeyin” (Zümer 39/53).
“Rabbinin rahmetinden ancak sapıtanlar ümidini keser” (Hicr 15/56).
“Allah’ın rahmetinden ancak kâfir topluluklar ümidini keser” (Yûsuf 12/87) buyurmuştur.
Resûlullah (s.a.v), Efendimiz, “Küllü benîâdem hattâun – “Ve hayru’l-hattâîne ettevvâbûn –
“Her âdemoğlu hata edicidir. Hata edenlerin hayırlısı tövbe edenlerdir” buyurmuştur. 53 Tirmizî, Sıfatü’l-Kıyâme, 49.
Peygamberimiz buyuruyor ki:
Eğer siz günah işlemeseydiniz, Allah sizi helak eder ve yerinize, günah işleyip, peşinden tövbe eden kullar yaratırdı. (Müslim, Tevbe, 9, 10, 11)
“Ey müminler! Hepiniz toptan Allah’a tövbe ediniz ki, felaha edesiniz.” (Nur, 24/31)

“Günahtan tam dönen ve tövbe eden, o günahı hiç işlememiş gibidir.” (İbn Mace, Zühd 30) buyurur.