Muharrem GÜNAY: ALLAH ADALETİ, İHSANI, İNFAKI EMREDER.

ALLAH ADALETİ, İHSANI, İNFAKI EMREDER…

Muharrem Günay SIDDIKOĞLU

Adaletsizliği, haksızlığı en büyük zulüm olarak gören ve emanetleri ehline vermeyi emreden yüce dinimiz, adaleti, iyiliği, ihsanı ve infakı emreder, fuşiyatı, münkeri ve bağyi yasaklar. Bu konuda yüce kitabımızda şöyle buyrulur:
“İnnellâhe ye’muru bil adli vel ihsâni ve îtâizil gurbâ ve yenhê anil fahşâi vel münkeri vel bağy (i ). YaiZuküm lealleküm tezekkerûn( e )” (Nahl:90)
“Allah, şüphesiz adâleti, iyilik yapmayı, yakınlara bakmayı emreder; hayâsızlığı, fenalığı ve haddi aşmayı yasak eder. Tutarsınız diye size öğüt verir.” (16/NAHL,90.)

Bu Ayete Göre Yüce Allah Üç Şeyi Emrediyor, Üç Şeyi De Yasaklıyor:
1. Adaleti Emrediyor;2. İhsanı Emrediyor; 3. İnfakı Emrediyor.
1. Fuhşiyatı Yasaklıyor; 2.Münkeri Yasaklıyor, 3.Bağyı/Haddi Aşmayı Yasaklıyor.

Kur’an-ı kerimde adl kelimesi 28 ayette geçer aynı kökten gelme gelme kelimeler ise 25 ayette geçmektedir. Muhakkak ki Allah adâleti emreder. Hakkı hak sahibine vermeyi, her şeyi yerli yerinde tutmayı, yerli yerince kullanmayı emreder. Kendinizi ve eşyayı Allah’ın yarattığı gaye istikâmeti tutmayı, kullanmayı emreder. Kendinizi ve eşyayı Allah’a kulluk ortamında tutmanızı emreder.
İslama göre adaletsizlik en büyük zulümdür. Cenâbı Hakk, yüce kitabımızda bizden her zaman adil olmamızı ve adaletle hükmetmemizi istemiş ve şöyle buyurmuştur:
“Ey iman edenler! Allah için adaleti (hakkı) ayakta tutan (hâkimler), adalet timsâli şahitler olun. Bir kavme ( Topluluğa)duyduğunuz kin sizi adaletten ayırmasın… “ (Maide suresi 8. Ayet)
İhsan; Allah’ı görüyor gibi ibadet yapmak ve Allah’ı görüyor gibi, O’nun kontrolünde ve gözetiminde olduğumuzu düşünerek bir hayat yaşamak, aynı zamanda yakınlarımıza ve diğer insanlara iyilik yapmak demektir. İnfak, Allah’ın bize vermiş olduğu malları o malların emanetçisi olduğumuz bilinciyle Allah yolunda harcanması demektir.

Fuhşiyat ve Münker; Allah’ın yasakladığı, içki, kumar, zina, yalan söylemek, iftira etnek gibi hem Allah tarafından haram kılınmış, insanlar tarafından hoş karşılanmayan davranışlardır. Abdülkâdir Geylâni hazretleri münkeri şöyle açıklar:
Münker iki kısımdır. Birinci kısım münkerler meydanda olup, âlim olan ve olmayan bunları bilir. Zinâ, alkollü içkilerin içilmesi, hırsızlık, yankesicilik, fâiz alıp vermek, başkasının malını gasb etmek gibi şeylerin haram olduğu birinci kısım münkerdir. İkinci kısmı yalnız âlimler bilir. Bunlar daha ziyâde îmânda, îtikâtta olan bozukluklardır. (Abdülkâdir Geylânî)
Şüphesiz insanlar münkeri görüp de men etmedikleri zaman, onların hepsine Allahü teâlânın cezâ vermesi çabuklaşır. (Hadîs-i şerîf-Sünen-i İbn-i Mâce)

Bağy; azgınlık, zulüm, isyan, haddi aşmak manalarına gelir ki ayetteki manası; asıl anlamı Allah’ın koyduğu sınırları aşmak ve çiğnemektir. Atalarımız “İslamın şartı beştir, altıncısı haddini bilmektir” atasözünde olduğu gibi “hadini bilmenin yeri ve öneminin çok güzel bir şekilde açıklamışlardır. Ve sizi fahşadan, münkerden ve azgınlıktan, haddi aşmaktan, Allah’ın sınırlarını tecavüzden, Allah’ın yasalarını çiğneyip kendi hevâ ve hevesleriniz istikâmetinde bir hayat yaşamaktan da nehy eder. Tüm kötülüklerden, hayasızlıklardan, ahlâksızlıklardan ve aşırılıklardan sizi men eder. Umulur ki tezekkür edersiniz, tefekkür edersiniz, bu Allah uyarılarını hafızalarınızda canlı tutup hayatınızı bunlarla düzenlersiniz, Allah için bir hayat yaşayasınız.

İşte Allah’a kulluğun, Allah için bir hayat yaşamanın, Allah kontrolünde olmanın, Allah’ı görüyormuşçasına bir hayat yaşamanın ve O’na kul olmanın yasaları bunlardır. Adâlet, ihsan, infak, ihtiyaç sahiplerine, yakınlara akrabaya vermek, fuhşiyatın, münkeratın, ahlâksızlığın her türlüsünden, azgınlığın, bâğîliğin, haddi aşmanın, sınırları çiğnemenin, Allah’a isyanın her türlüsünden uzak durmak Müslüman olmanın gereklerindendir.